# taz.de -- Grup Yorum ile dayanışmak terör suçu: Türkiye'de üyelik, Almanya'da propaganda
       
       > Türkiye'de cezaevinde açlık grevi yapan Grup Yorum üyeleriyle dayanışmak
       > için Köln'de yapılmak istenen konser, Alman makamları tarafından
       > yasaklandı.
       
 (IMG) Bild: Bakırköy Halk Pazarı, 15 Nisan 2012: Grup Yorum'un „2. Bağımsız Türkiye Konseri“
       
       Türkiye’de tutuklu bulunan Grup Yorum üyeleri adına 24 Kasım günü Köln'de
       bir dayanışma konseri düzenlenecekti. Braunsfeld’deki Ezgi Center'da sahne
       kurulmuş, konuşmacı ve müzisyenler hazırlanmıştı. Konser başlamadan
       yaklaşık beş dakika önce mekana polisler geldi. Etkinlik, “illegal terör
       örgütü propagandası“ şüphesi üzerine engellenmişti. Köln Emniyeti,
       „Almanya'da yasak olan, aşırı solcu bir Türk örgüte ait propaganda
       malzemesine el konduğunu“ açıkladı. Propaganda malzemesi, karikatürist
       İsmail Doğan’ın salondaki bir panoda sergilenen çizimleriydi. İptal edilen
       dayanışma konseri sokakta yapıldı. Grup Yorum, yaptığı resmi açıklamada:
       “Alman emperyalizmi, Türkiye faşizmi ile işbirliğini açıkça ortaya
       koymuştur!“ dedi.
       
       Köln ve Berlin’deki “Uluslararası hukuk buluşması“ toplantılarına katılmak
       için Almanya’ya gelen Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) avukatlarından Berrak
       Çağlar da polisler geldiğinde salondaydı. Almanya’da geçmiş konserlerde
       tehdit ve baskılar olduğunu ifade eden Çağlar, buna rağmen böyle bir
       yasağın ilk kez yaşandığını söyledi: „Üstelik Grup Yorum sahne almayacaktı.
       Türkiye, Almanya, Şili, Fransa, Yunanistan’dan 17 farklı müzik grubu
       vardı.“
       
       Çağlar'a göre yasağın nedeni Türkiye ve Almanya’nın emniyet-istihbarat
       birimleri arasında yapılan ikili anlaşmalar: “Türkiye güvenlik ile terör
       konularında toplumsal baskıyı arttırıyor. Alman hükümetinden de sakıncalı
       gördüğü ve “terörist“ olarak nitelendirdiği Türkiyelilere yönelik
       yaptırımların artması konusunda talepte bulunuyor.“ Grup Yorum,
       Türkiye’deki terör örgütü olarak nitelendirilen DHKP-C’nin müzik
       yapılanması olarak değerlendiriliyor ve kriminalize ediliyor. DHKP-C,
       Almanya'da Anayasayı Koruma Teşkilatı'nın yasaklı örgütler listesinde yer
       alıyor. Almanya Federal İçişleri Bakanlığı, Mayıs 2017'de
       Baden-Württemberg, Hamburg, Hessen ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletlerine
       gönderdiği yazıda, Grup Yorum konserlerine izin verilmemesini talep etti.
       
       ## İç güvenlik yasasının ilk kurbanı
       
       Grup Yorum, politik müziği toplumla buluşturmak amacı ile 1985’teki
       kuruluşundan itibaren sürekli devletin hedefinde oldu. Sivas katliamı,
       maden kazalarında ölen işçiler ve Gezi direnişi hakkında şarkılar yaptılar.
       Bugüne kadar 25 albüm ile iki milyonun üzerinde dinleyiciye ulaşan Grup
       Yorum’un en büyük özelliklerinden biri üyelerinin sürekli yenilenmesi.
       80’lerin ortası, 90’lı yıllar, 2000’ler ve sonrasını anlatan üç kuşak
       ortaya çıktı. 2010 yılında kuruluşunun 25. yılı için İstanbul'daki İnönü
       Stadyumu'nda 50 bin kişilik bir konser veren Grup Yorum, Türkçe, Kürtçe,
       Arapça şarkılar ve türküler seslendirdi. Grup, Almanya, Fransa ve
       İngiltere'de konserler verdi.
       
       İnsanların toplanma hakkını ihlal eden “İç Güvenlik Yasası“, 27 Mart
       2015’te meclisten geçmesinin ardından Nisan ayında Resmi Gazete’de
       yayınlandı. Yasanın ilk kurbanı, 12 Nisan Pazar günü Bakırköy’de yapacağı
       5. Bağımsız Türkiye Konseri yasaklanan Grup Yorum oldu. O günden itibaren
       Türkiye’de hiçbir büyük Grup Yorum etkinliğine izin verilmedi. Artık
       statlarda konser yapmasına izin verilmeyen Grup Yorum, 12 Nisan’da ilk kez
       mahalle aralarında halkla buluşmaya çalıştı. Polis, müzisyenlere ve onları
       dinlemekte ısrarlı olan halka müdahale etti. Grup Yorum üyeleri kamyon
       kasalarında şarkı söyledi; oradan da kovalanınca çatılara çıktı. Grup,
       internet üzerinden konser vermeyi bile denedi.
       
       Baskılar, 15 Temmuz’daki darbe girişiminin ardından ilan edilen Olağanüstü
       Hal (OHAL) döneminde arttı. 2016’dan itibaren çalışmalar yürüttüğü “İdil
       Kültür“ adlı sanat merkezleri defalarca basıldı. Müzik aletleri polis
       tarafından kırıldı, onlarca üyesi tutuklandı.
       
       ## Açlık grevi ve baskıların sona erdirilme talebi
       
       Altı tutuklu Grup Yorum üyesinden beşi, yaşananları protesto etmek için
       Mayıs ayında cezaevinde açlık grevine başladı. Açlık grevi 200’üncü güne
       yaklaşırken, Avukat Çağlar bu sürenin kritik bir sınır olduğunu belirtiyor.
       Geçen hafta tahliye olan iki Grup Yorum üyesi Helin Bölek ve Bahar Kurt da
       cezaevinden tahliye edildikleri halde açlık grevini sürdürüyorlar. Yine
       açlık grevinde olan İbrahim Gökçek, Barış Yüksel ve Ali Aracı ise hala
       Silivri Cezaevi'nde. Açlık grevindeki üyelerin talepleri arasında açılan
       davaların sonlandırılması, konser yasaklarının kaldırılması, üyelerin
       cezaevinden tahliyesi, İdil Kültür Merkezi’ne baskınların sona erdirilmesi
       var.
       
       Hakkındaki dava nedeniyle Fransa'ya sığınma talebinde bulunan Grup Yorum
       üyesi Selma Altın'a göre açlık grevinin bir diğer talebi, „müzisyenlerin
       isimlerinin terör listesinden çıkarılması.“ İçişleri bakanlığı, „terör
       örgütü üyeliğiyle“ suçladığı Selma ve İnan Altın’ın yakalanmasına yardım
       edenlere 300 bin TL para ödülü teklif ediyor. Selma Altın’a göre sanatı
       hiçbir yerde engellemek mümkün değil. Hatta yasaklar ters tepiyor: „Baskı
       arttıkça, Grup Yorum büyüdü, Grup Yorum büyüdükçe iktidarın tepkisi arttı.“
       
       Fransa'da Grup Yorum ile dayanışmak için 9 Kasım'da bir imza kampanyası
       başlatıldı. Bir grup Fransız müzisyen, Grup Yorum’un şarkılarını Türkçe
       olarak seslendirerek tutuklu müzisyenlerle dayanışma gösterdi. Altın,
       Türkiye’de aydın, yazar ve sanatçıyı hedef alan uygulamaların Fransa'daki
       meslektaşlarını şaşırttığını söylüyor: „Durumu ancak somut örnekler
       verdiğimizde anlayabiliyorlar. Terör listesinde yer alan isimlerimizi
       göstermemiz gerekiyor. Vahameti anladıklarında müthiş bir sahiplenme
       başlıyor.“
       
       28 Nov 2019
       
       ## AUTOREN
       
 (DIR) Erk Acarer
       
       ## TAGS
       
 (DIR) taz.gazete
 (DIR) Toplum
 (DIR) taz.gazete
       
       ## ARTIKEL ZUM THEMA