# taz.de -- Özel konuk: “Heval, alooo!“ – Tolaz geldi
       
       > Geçtiğimiz yıl DİHA çalışanları, Ankara bürolarının kapatıldığı haberini
       > papağan Tolaz'dan almıştı. Tolaz papağanın peluş ikizi, taz.gazete'ye
       > misafir oldu.
       
 (IMG) Bild: Tolaz, hem Türkçe hem Kürtçe biliyor.
       
       Tolaz, Kürtçe'de ‚serseri’ demek. Toplumun kendi kurgusuna uyumsuz gördüğü
       ve çoğunlukla soyutlayarak cezalandırdığı kişileri; somut mânâda olumsuz
       bir algıyı ifade eden bir sözcüktür ‘serseri,’ yani tolaz. Dicle Haber
       Ajansı; kısa adıyla DİHA’nın Ankara bürosunu paylaşan evcil papağanın
       adının Tolaz olması bu nedenle ironiktir. Elbette isim, bu hissiyatla ile
       verilmemiş. Aksine Kürtçede tolaz genellikle bir sevimlilik ve hoşgörüyle,
       esprili olarak kullanılırmış. Bugün ünü Almanya’ya kadar varmış olan Tolaz
       papağanın hikayesi de ismi gibi ironik.
       
       Türkiye'de DİHA gibi, ana akımından uzak bir habercilik anlayışıyla işleyen
       bir basın kuruluşunda çalışınca; mevcut toplumsal algının bir ürünü olan
       ayrımcılık, baskı ve devletin çirkin yüzüyle karşı karşıya kalmamak pek
       mümkün değil. Tolaz papağan da bu çirkin yüzle karşılaştı. DİHA Ankara
       bürosu bir gece ansızın mühürlendiğinde Tolaz, içerideydi.
       
       Büro çalışanlarından kimseye haber verilmemişti. O günlerde Ankara buz
       gibiydi. Tolaz'ın yeminin günlük verilmesi gerekiyordu. Üstelik Kürtçe ve
       Türkçe'ye hakim bir papağan olan Tolaz, yalnız kalmaktan nefret eden,
       sosyal bir yapıya sahipti. Muhtemelen o gece büroya giren yabancılardan
       ürkmüştü.
       
       30 Ekim 2016 sabahı sabah ofisi açmak üzere gelen DİHA çalışanları, kapının
       mühürlenmiş olduğunu görünce büyük bir korkuya kapılmıştı. Tolaz’ın kapı
       ziline ve adının çağrılmasına duyarlı olduğunu bildikleri için, hemen ona
       seslenmiş ve kapıyı çalmışlardı. Tolaz’ın “Heval, alooo, kim ooo?’ cevabı
       duyulunca panik başlamıştı. Kürtçe'de çok sık kullanılan Heval’in Türkçe
       anlamı 'arkadaş.’ Son dönemde Türkiye'de yaşayan pek çok medya çalışanı
       gibi Tolaz'ın da arkadaşlarının dayanışmasına ihtiyacı vardı.
       
       ## Tolaz için seferberlik
       
       Tolaz’ın mühürlenen ofiste mahsur kaldığını düşünen DİHA ekibi, büroyu
       mühürleyen ekibe ulaşamıyordu. Zira büronun mühürlenmesi haber verilmediği
       gibi; prosedür gereği bırakılması gereken karar tebliği de yoktu. Mesele
       bir kuş olunca orman genel müdürlüğünden ekipler dahil, pek çok devlet
       kurumu arandı. Bu arada editörlerin durumu bildiren sosyal medya
       paylaşımları büyük yankı bulmuş, başta CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu
       olmak üzere pek çok yetkili kişi Tolaz için seferber olmuştu. Korkmayın,
       Tolaz şimdi güvende ve sağlıklı.
       
       Türkiye'nin 15 Temmuz akşamı maruz kaldığı askeri darbe girişimi kabusunun
       ardından pek çok yayın kuruluşu, hukuk yolu ‚bypass‘ edilerek idari
       kararlarla kapatıldı. 29 Ekim 2016 akşamı hükümet, 675 sayılı KHK ile
       çoğunluğu Kürtlere ait olan 15 basın organını kapattı. Bunların arasında
       DİHA da vardı. Bu idari kararla devlet güvenlik güçleri bu basın
       kuruluşlarının ofislerine maliye ekipleri ile beraber giderek tüm
       varlıklarına el koyacak; ardından kapılarına idari kararın bir kopyasını
       taşıyan mühürleri vuracaktı.
       
       Aslında pek çok gazeteci açısından yaşananlar, mesleği icra etmek anlamında
       yeni bir dönemin başlangıcıydı. Zira gün 30 Ekim’e döndüğünde gazetesi,
       dergisi, televizyonu kapatılan pek çok 'işsiz gazeteci’ “Bize her yer büro,
       her yer stüdyo, tüm baskılara rağmen ‚haber her yerde’ ve ‘HaberSizsiniz’“
       diyerek Ankara’da bir restoranın üst katında bir araya gelmişlerdi. Her
       koşulda ve her şeye rağmen mesleklerini icra edeceklerdi. Öyle de
       yapıyorlar; yapıyoruz…
       
       ## 'Mekanla vedalaştık, mesleğimizle değil’
       
       O gün öğleden sonra HaberSizsiniz girişiminin ilk yayınını izlemeye gelen
       DİHA Ankara editörlerinden Deniz Nazlım ve Hayri Demir içinde bulundukları
       belirsizliği oldukça tali gördüklerini, 'geçmiş olsun’ diyenlere verdiği
       gülümseyen ve esprili cevaplarıyla açık ediyordu.
       
       “Bizi rahat bırakmayacaklarını biliyorduk; bekliyorduk. Aslında büro
       olmayınca daha çok dışarıda, daha çok haberin içinde olabileceğimi; bazı
       alışkanlıkların yıkılması gerekeceğini düşünerek heyecanlanıyordum,“ diyen
       Nazlım kendisine bir laptop, yedek bataryalar bile almıştı hazırlık olarak.
       Bir de “Dünyada böyle siyasi olarak zorlu, çatışmalı dönemlerde çalışan
       başka gazetecilerin deneyimlerini“ okumuş. “Mekanla vedalaştık, ama
       mesleğimizle değil“ diyor Nazlım.
       
       DİHA eski editörlerinden Demir, hâlihazırda 11 DİHA gazetecisi tutuklu
       olduğunu söylüyor. “Pek çoğunun da hakkında açılmış ve devam eden davalar
       var. Üstelik kurulduğundan kapatıldığı tarihe kadar ki süreçte gözaltına
       alınan ve tutuklanan tüm DİHA gazetecileri [tek bir istisnayla] hep terörle
       mücadele kanunu kapsamındaki suçlarla itham edildiler. Dava dosyalarında
       ise sadece yaptıkları haberler vardı.“
       
       Temmuz 2015 ile Ekim 2016 arasında BTK, DİHA için 48 defa erişim engelleme
       kararı çıkardı. Demir ve Nazlım, DİHA’nin en önemli görevini bu çatışmalar
       döneminde yaptığını düşünüyorlar;
       
       ## İnsanlara soğuk duş etkisi yaratacak
       
       “Cizre’de sokağa çıkma yasakları sırasında öldürülen ve ailesinin cesedini
       derin dondurucuda saklamaya mecbur kaldığı 10 yaşındaki Cemile Çağırga’nın,
       Silopi’de vurulan bedeni 7 gün boyunca kanlar içerisinde sokak ortasında
       kalan Taybet Ana’nın ve cesedini almak için bile sokağa çıkamayan
       akrabalarının onu sokaktan almak için kullandıkları kanlı ipin, Cizre’de
       bodrumlarda yakılanların hikayelerini DİHA gazetecileri yaptı. Haber,
       görüntü ve fotoğraflarımız yaşam hakkı ihlallerini belgeleyen raporlara
       kanıt teşkil etti, ileride insanlara soğuk duş etkisi yaratacak notlar
       düştük tarihe. Bunun bedeli olarak da kapatıldık.“
       
       DİHA 2002 yılında, Türk basınında tespit edilen habercilik eksiklerini
       kapatma ihtiyacıyla kuruldu. Özellikle Kürtlerin çoğunlukta olduğu
       bölgelerden haber alınabilmesi ve oradan gelen tek taraflı haberlerin
       çeşitlendirilmesi hedeflendi. O günden itibaren hem ajans hem de
       çalışanları defalarca devletin baskısına, hatta baskınlarına maruz kaldı.
       Sayısını kimsenin hatırlayamadığı kadar çalışanı gözaltına alındı,
       tutuklandı. Doğu Anadolu’da Kürtlerin yoğun yaşadığı pek çok şehirde, kent
       savaşlarının büyük bir yıkıma yol açtığı dönemde DİHA muhabirleri hemen
       hemen her köy ve mahalleden haber yapıyorlardı.
       
       *Basın özgürlüğünün bir sembolü haline gelen sevimli dostumuzun peluş
       ikizi, bu günlerde Avrupa basın evlerini ziyaret ediyor.
       ‚FREEyourbooks4WRITERS‘ insiyatifi tarafından başlatılan kampanya
       kapsamında bu haftanın başında taz.gazete'ye misafir olan Tolaz'ın, son
       durağı The New York Times olacak. Yolculuğun sonunda peluş papağan açık
       artırmaya çıkartılacak. Elde edilen gelir, „Sınır Tanımayan Gazeteciler“
       kuruluşuna bağışlanacak.
       
       23 Feb 2017
       
       ## AUTOREN
       
 (DIR) Onur Burçak Belli
       
       ## TAGS
       
 (DIR) taz.gazete
 (DIR) taz.gazete
 (DIR) Özgürlükler
 (DIR) Schwerpunkt Deniz Yücel
 (DIR) taz.gazete
 (DIR) taz.gazete
       
       ## ARTIKEL ZUM THEMA
       
 (DIR) Korso4Deniz in Hessen: Flörsheim rollt mit
       
       Nach Berlin fährt auch Flörsheim Autokorso. Er gilt dem
       „Welt“-Korrespondenten Deniz Yücel, der sich in Istanbul in
       Polizeigewahrsam befindet.
       
 (DIR) Papagei auf Reisen: Tolaz, der Vagabund
       
       Nach der Stürmung der Nachrichtenagentur DİHA wurde der Redaktions-Papagei
       zum Symbol für Pressefreiheit. Die Reporter*innen machen weiter.